Аматериал | : | Kitap |
Акатегориа | : | Araştırma, Diğer Konular, |
Ахьӡ | : | Tarihin Işığında Ermeni Dosyası |
Ашәҟәыҩҩы | : | Cemal Anadol, |
Аҭыжьымҭа | : | İstanbul |
Аҭыжьҩы | : | Turan Kitabevi |
Апубликациатә аамҭа | : | 1982 |
Атом ахыҧхьаӡара | : | 1 |
Адаҟьақәа рхыҧхьаӡара | : | 432 |
Адырратә номер | : | |
Абызшәа | : | Türkçe |
Абларҭа аномер | : | TR.KT.03472 |
Атема | : | |
Ахҩылаанҵа | : | Ünlü tarihçi Ahmet Refik, harâbe hâline gelen Erzurum'u gezerken, Türk subay yanına sokulmuş ve şöyle demiş: "... Bu gördüğünüz şehrin temiz halidir. Bu sokaklar, hep kadın ve çocuk ölüleri ile doluydu. Kadınların memeleri ve mahrem yerleri kesilmiş, duvarlara çakılmıştı. Şu telgraf tellerine hep çocuk başları asılmıştı. Karınları deşilmiş, yarı çıplak kadın cesetleri, geçeceğimiz yolun iki tarafına dizilmişti. Talihsiz milletimizin bu hâlini görerek, delirecek hâle gelmiştik. Bakalım medeni (!) Avrupa bu büyük cinayetin faillerini arayacak mı?.. Tarih böylesine bir vahşilik kaydetmemiştir..." Rum göçmenler anlatıyorlardı: "... Ermeni askerleri ve silahlı asker kaçakları, yolları boyunca uğradıkları Türk köylerine yer yüzünden silerek, her şeyi ateş ve kılıçtan geçiriyor ve düşünülmesi bile imkânsız bir vahşet gösterisi yapıyorlardı. Ermeni çetecilerin savaş ganimetleri, süngü ucuna takılmış süt emen çocuklarla, çırılpçıplak soydukları kadınlardı. Bu cehennem acılarını görerek çıldırmış kadınlarla, çocukların yürekleri parçalayan çığlıklarını ve yaşlıların umutsuz ağlayışlarını dinleyebilmek için insanüstü bir sinire sahip olmak gerekir..." |
Ахадаратә ажәа | : | Ermeniler, |
Аматериал | : | Kitap |
Акатегориа | : | Araştırma, Diğer Konular, |
Ахьӡ | : | Tarihin Işığında Ermeni Dosyası |
Ашәҟәыҩҩы | : | Cemal Anadol, |
Аҭыжьымҭа | : | İstanbul |
Аҭыжьҩы | : | Turan Kitabevi |
Апубликациатә аамҭа | : | 1982 |
Атом ахыҧхьаӡара | : | 1 |
Адаҟьақәа рхыҧхьаӡара | : | 432 |
Адырратә номер | : | |
Абызшәа | : | Türkçe |
Абларҭа аномер | : | TR.KT.03472 |
Атема | : | |
Ахҩылаанҵа | : | Ünlü tarihçi Ahmet Refik, harâbe hâline gelen Erzurum'u gezerken, Türk subay yanına sokulmuş ve şöyle demiş: "... Bu gördüğünüz şehrin temiz halidir. Bu sokaklar, hep kadın ve çocuk ölüleri ile doluydu. Kadınların memeleri ve mahrem yerleri kesilmiş, duvarlara çakılmıştı. Şu telgraf tellerine hep çocuk başları asılmıştı. Karınları deşilmiş, yarı çıplak kadın cesetleri, geçeceğimiz yolun iki tarafına dizilmişti. Talihsiz milletimizin bu hâlini görerek, delirecek hâle gelmiştik. Bakalım medeni (!) Avrupa bu büyük cinayetin faillerini arayacak mı?.. Tarih böylesine bir vahşilik kaydetmemiştir..." Rum göçmenler anlatıyorlardı: "... Ermeni askerleri ve silahlı asker kaçakları, yolları boyunca uğradıkları Türk köylerine yer yüzünden silerek, her şeyi ateş ve kılıçtan geçiriyor ve düşünülmesi bile imkânsız bir vahşet gösterisi yapıyorlardı. Ermeni çetecilerin savaş ganimetleri, süngü ucuna takılmış süt emen çocuklarla, çırılpçıplak soydukları kadınlardı. Bu cehennem acılarını görerek çıldırmış kadınlarla, çocukların yürekleri parçalayan çığlıklarını ve yaşlıların umutsuz ağlayışlarını dinleyebilmek için insanüstü bir sinire sahip olmak gerekir..." |
Ахадаратә ажәа | : | Ermeniler, |